University of Glasgow, 1451 yılında kurulmuş olup İngiltere’nin en eski dördüncü, dünyanın ise en köklü üniversitelerinden biridir. Altı yüzyıla yaklaşan tarihi boyunca bilim, kültür, felsefe, sanat ve toplumsal gelişim alanlarında pek çok yeniliğe öncülük etmiş olan üniversite, yalnızca İskoçya’da değil dünya çapında da yükseköğretimin öncülerinden biri olmuştur. Adam Smith, James Watt ve Lord Kelvin gibi bilim, ekonomi ve mühendislik alanlarında çığır açan isimlerin yetiştiği kurum, tarihi mirasını günümüzün modern vizyonuyla harmanlayarak uluslararası prestije sahip bir araştırma ve eğitim merkezi haline gelmiştir. Bugün QS ve Times Higher Education sıralamalarında dünyanın en saygın üniversiteleri arasında yer alan Glasgow Üniversitesi, akademik itibarı, güçlü araştırma altyapısı ve küresel ölçekteki etkisiyle tanınmaktadır.
Üniversitenin ana kampüsü, Glasgow’un batısında bulunan Gilmorehill Campus’tür. Gotik tarzda inşa edilmiş tarihi binalarıyla adeta bir açık hava müzesi niteliği taşıyan bu kampüs, aynı zamanda modern derslikler, ileri teknolojiyle donatılmış laboratuvarlar, geniş kütüphaneler, müzeler, sanat galerileri ve öğrenci sosyal alanlarıyla zenginleştirilmiştir. Kampüs içerisinde yer alan Hunterian Museum and Art Gallery, hem öğrencilere hem de ziyaretçilere bilimsel ve kültürel birikimi aktaran önemli merkezlerden biridir. Üniversitenin ayrıca Dumfries ve Garscube bölgelerinde de kampüsleri bulunmaktadır. Dumfries Kampüsü daha küçük ölçekli ve samimi bir öğrenim ortamı sunarken; Garscube Kampüsü veterinerlik fakültesi, biyomedikal araştırma merkezleri ve kapsamlı spor tesisleriyle öne çıkmaktadır.
University of Glasgow, öğrencilere yalnızca güçlü bir akademik temel değil aynı zamanda güvenli ve konforlu bir yaşam alanı da sunmaktadır. Kampüs çevresinde modern yurtlar yer almakta, öğrenciler hem bireysel hem de paylaşımlı konaklama imkanlarından faydalanabilmektedir. Bunun yanı sıra üniversite, aktif öğrenci kulüpleri, gönüllülük projeleri, kültürel etkinlikler, spor faaliyetleri ve sosyal organizasyonlarla oldukça zengin bir öğrenci yaşamı sunar. Yıl boyunca düzenlenen konserler, tiyatro oyunları, sergiler ve festivaller sayesinde öğrenciler ders dışındaki zamanlarını kültürel açıdan doyurucu bir şekilde değerlendirebilirler.
Glasgow şehri ise üniversite deneyimini daha da ayrıcalıklı kılar. İskoçya’nın en büyük şehirlerinden biri olan Glasgow, canlı kültürel hayatı, tarihi mimarisi, sanat galerileri, müzik sahnesi ve çok kültürlü yapısıyla öğrenciler için ilham verici bir yaşam alanı sunmaktadır. Avrupa’nın en önemli kültür merkezlerinden biri olarak gösterilen şehir, aynı zamanda öğrencilere çok sayıda staj, iş ve kariyer fırsatı da sağlamaktadır.
Köklü tarihi, uluslararası itibarı, güçlü akademik kadrosu ve kültürel zenginliğiyle University of Glasgow, öğrencilerine yalnızca bir diploma değil; aynı zamanda küresel ölçekte geçerliliği olan bir eğitim, entelektüel birikim ve unutulmaz bir yaşam deneyimi sunar. Bu özellikleriyle Glasgow Üniversitesi, dünya çapında en çok tercih edilen ve saygı duyulan üniversitelerden biri olmaya devam etmektedir.
Glasgow, Birleşik Krallık’ın dördüncü büyük şehri olup, canlı kültürel hayatı, tarihi dokusu ve öğrenci dostu yapısıyla bilinir. Üniversitenin dört ana kampüsü, şehirde stratejik konumlara sahiptir. Gilmorehill kampüsü, üniversitenin ana yerleşkesi olup, modern olanakları ve tarihi yapıları bir arada sunar. Üniversite, öğrencilerine kaliteli eğitim sunmanın yanı sıra, araştırma ve endüstri bağlantıları sayesinde kariyer fırsatları da sağlar.
EğitimAL Yurt Dışı Eğitim, University of Glasgow’ın Türkiye’deki resmî temsilcisidir.














